Mamografi

X-ışınlarıyla yapılan bu değerlendirmede meme 2 plaka arasında hafifçe sıkıştırılır. Bu şekilde meme dokusu sabitlenmiş, kalınlığı azaltılmış ve yayvan hale gelen memenin değerlendirilmesi kolaylaşmış olur. Standart değerlendirmede her meme için 2 yönde sıkıştırılarak çekim yapılır.

Kırk yaşın altında özel durumlar dışında mamografi önerilmez. Bunun en önemli nedeni daha gençlerde meme dokusunun yoğun olması nedeniyle (süt üreten dokunun fazlalığı) tetkikin yeterli olmamasından kaynaklanmaktadır. Yaş ilerledikçe yağ dokusu artar ve mamografinin güvenirliği artar. Ancak ailesel meme kanseri olanlarda, ek risk etkenleri taşıyanlarda daha erken mamografi çekilebilir.

Mamografi filminde şekil bozuklukları, kitle ve kireçlenmeler değerlendirilir. Bu konuda deneyimli bir radyoloji uzmanının yorumu önemlidir. Taramaya ülkemizde 40 yaşında başlanır ve 70 yaşına kadar her sene tekrar edilir. Amaç gelişen olası bir tümör yumağını klinik belirtiler (kitle, çekilme, deride kalınlaşma) ortaya çıkmadan önce yakalamaktır. Birçok çalışma mamografinin meme kanserini erken tanılama konusunda üstünlüğünü göstermiştir. Bu şekilde meme kanserine bağlı ölüm oranı üçte bir azalmıştır.

Tarama dışında bazı kuşkulu durumlarda ek film alınabilir, ya da 1 sene dolmadan daha erken zamanda odaklı film çekilebilir. Mamografide kullanılan doz oldukça düşüktür ve insanın normal hayatta 2 ay içinde aldığı radyasyona denktir. Yani mamografi ile aşırı bir radyasyon yüklenmesi olmaz.

Son yıllarda artan teknolojik gelişmelerle birlikte X-ışınları duyarlı film üzerine yansıtılmak yerine sayısal (dijital) ortama doğrudan görüntü aktaran cihazlar üretilmiştir. Dijital mamografi ile filme bağlı bozulmalar olmamakta, görüntü kalitesi artmakta ve daha az radyasyon kullanılabilmektedir.

@2019 Tüm hakları saklıdır. www.tarikznursal.com.tr MAIL GİRİŞ